Günün Sözü
Günün Tarİhİ
RSS YayInI
Sitemizdeki güncellemeleri RSS yayınımıza abone olarak takip edebilirsiniz.
İstatİstİkler
Ziyaretçiler: 320096
Kİmler Sİtede
|  |
|
Sındırgılı Yusuf ve Gedizli Yunus Hoca |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Çarşamba, 23 Temmuz 2008 |
Mayıs 1919’da, sinsice İzmir’e çıkan Yunanlılar, bir Haçlı ordusu gibi hareket ediyordu... Çıkarma birlikleri hazırlanırken, askerî yargı teşkilatı da yeni tayinlerle güçlendirilmişti. Yaşı çok genç olmasına rağmen, babası 1897 Türk-Yunan Savaşında ölen ve Türklere kini olan Albay Dimitri Ambleas, bu harekâtta askerî yargının başına getirilmişti. Hem de Kralın yetkileri ile... Bundan maksat, kendi askerlerinin disiplini değildi. Türklerden en ufak bir direnme gösterenleri hemen -güya- hukuk yolu ile saf dışı etmekti!.. Mahkeme derhal göreve başlamıştı. Albay Dimitri, askerlere karşı gelen yaşlıları, göstermelik bir sorgudan sonra, casusluk suçundan idama mahkum ederek, anında infaz uyguluyordu... |
|
Devamını oku...
|
|
Çıplak Âşık Ebdal Murad |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Salı, 22 Temmuz 2008 |
|
Orhan Gazi’nin Bursa’yı fethi esnasında, ordu içinde “Kırklardan” olduğu rivayet edilen Ebdal Murad isimli bir cengâver vardı. Askerler arasında “Çıplak Âşık” diye nâm salmıştı. Heybeti, çelik pençeleri, ateşli bakışları yürek titretiyordu. Şiirler söyler, askeri coşturur, bir arslan gibi kükrerdi. Öyleydi de, elinde kılıç yerine bir tahta parçası taşırdı, kendisiyle latife edenlere “Siz onun ne kadar keskin olduğunu bilemezsiniz” derdi... |
|
Devamını oku...
|
|
Belgrad şehidi Karaca Paşa ve Hasan Ağa |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazartesi, 21 Temmuz 2008 |
|
Fâtih Sultan Mehmed Han, Avrupa’nın kapısı olan Belgrad’ı fethetmek için 13 Haziran 1456 günü kusatmıştı. Muhasara sâdece kara tarafından baslamıstı. Bu yeterli değildi, zîrâ kalenin nehir yolu ile irtibâtı devam ediyordu. Macarların “millî kahraman”ı Hunyadi Yanoş gelmeden önce kaleye girmek lâzımdı... |
|
Devamını oku...
|
|
Nasipli talebe Mevlânâ Yûsüf |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Pazar, 20 Temmuz 2008 |
İmâm-ı Rabbânî’nin baba ve dedelerinin hepsi ilim ve ihlâs sahibi olup, zamanlarının meşâyıhından, ekâbirinden idi. Hepsi çok muhterem ve evliyâ-i kiramdan idi. Mevlânâ Ahmed-i Nâmıkî Câmî ve Halîlullah-ı Bedahşî gibi büyük velîler, İmam-ı Rabbânînin geleceğini önceden haber vermişlerdi. Hattâ, Resûlullah efendimiz, onun geleceğini müjdelemişti. İmâm-ı Süyûtî (Cem’ul cevâmi’) kitabında, bu hadis-i şerifi, İbni Mes’ûd Abdürrahman ibni Yezîdden, O da Hz. Câbirden rivayet ederek bildiriyor. Ha-dis-i şerif budur: (Ümmetimden Sıla isminde biri gelir. Onun şefaati ile, çok çok kimseler Cennete girer.) “Sıla” birleştirici demektir. Tasavvufu fıkh bilgileri ile birleştirdiği için İmâm-ı Rabbânî hazretlerine bu isim verildi. Zamanın âlimleri, Ona bu isim ile hitâb eylediler. Kendisi de, oğlu Muhammed Mâsuma yazdığı bir mektûbda, (Beni iki derya arasında sıla yapan Rabbime hamd ederim) diye buyurmaktadır... |
|
Devamını oku...
|
|
Ali Müzeyyen'i kurtaran yılan!.. |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cumartesi, 19 Temmuz 2008 |
|
Ali Müzeyyen, meşhûr velîlerdendir. Bağdât’ta doğdu. Sonra Mekke-i mükerremeye yerleşti ve 939 (H.328)’de orada vefât etti. Zamanında yaşayan evliyânın büyüklerinden Cüneyd-i Bağdâdî, Sehl bin Abdullah ve diğer tasavvuf ehli büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. Tasavvufta yüksek haller sâhibi idi. Bu mübarek zat, bizzat kendi başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatmıştır: |
|
Devamını oku...
|
|
Hz. Ebu Ma'lek'in kabul olan duası |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Cuma, 18 Temmuz 2008 |
Eshab-ı kiramın büyüklerinden Enes bin Mâlik (radıyallahü anh) anlatıyor: Ebu Ma’lek (radıyallahü anh) diye bir zat vardı. Tüccarlık yapar; ticaret için uzak bölgelere giderdi. Yine bir gün ticaret için yola çıkmıştı. Önüne, tepeden tırnağa kadar silahlı bir eşkıya çıktı ve; “Mallarını alıp seni de öldüreceğim” dedi. Ebu Ma’lek de; “İşte malım, al senin olsun, beni bırak” dedi. Eşkıya; “Benim âdetim bu. Hem mal hem can” dedi. Ebu Ma’lek; “Madem öyle, müsaade et de namaz kılayım” dedi. Eşkıya; “İstediğin kadar kıl” dedi... |
|
Devamını oku...
|
|
Issız adada yaşayan putperestin hidayeti! |
|
|
|
Meşhurların Son Sözleri
|
|
Perşembe, 17 Temmuz 2008 |
Tebe-i tâbiînden olan hadîs ve fıkıh âlimi Abdülvâhid bin Zeyd şöyle anlatır: Bir defâsında deniz yolculuğuna çıkmıştık. Bindiğimiz gemi fırtınaya tutuldu. Sonunda dalgalar bizi ıssız bir adaya sürükledi. İnip dolaşmaya başladık. Puta tapan bir adama rastladım. “Neden bu puta tapıyorsun. Bu ne fayda ne de zarar verir!” dedim. “Siz kime taparsınız?” diye sorunca; “Her şeyi yaratan, her şeye kâdir olan Allahü teâlâya ibâdet ederiz” dedim. |
|
Devamını oku...
|
|
|
 |
Kur'ân-I Kerîm
Namaz Sûre ve DuâlarI
Türkİye Takvİmİ
|